İngiliz Kralı Charles III, Washington’da gerçekleştirdiği konuşma ile gündeme damgasını vurdu. ABD Kongresi’nin ortak oturumunda, Kraliçe Elizabeth’in 1991 yılındaki hitabından sonra kürsüye çıkan ilk İngiliz hükümdarı olan Charles, sahneye çıkmadan önce uzun süre ayakta alkışlandı.
Konuşmasında, İngiltere ile ABD arasındaki tarihi ilişkilere vurgu yapan Kral, iki ülkenin geçmişteki ayrışmalarına rağmen bugün güçlü bir ortaklık sergilediklerini belirtti. Küresel sorunlara da değinen Kral, Avrupa’dan Ortadoğu’ya kadar uzanan krizlerin dünyayı belirsizlik içine sürüklediğini ifade etti.
UKRAYNA’YA DESTEK VURGUSU
Kral Charles, İngiltere’nin NATO içindeki rolüne dikkat çekerek, savunma harcamalarının artırıldığını ve Batı ittifakına katkının sürdüğünü dile getirdi. NATO içinde dayanışmanın önemine vurgu yapan Kral, Ukrayna’ya yönelik desteklerinin devam etmesi gerektiğinin altını çizdi. Bu ifadeler, Kiev’e karşı tutumu tartışmalı olan Donald Trump’a dolaylı bir yanıt olarak yorumlandı.
İNGİLTERE VE ABD’YE OMUZ OMUZA
Ayrıca, 11 Eylül saldırılarının ardından NATO’nun 5. maddeyi devreye soktuğunu hatırlatan Charles, müttefiklerin ABD ile birlikte hareket ettiğini vurguladı. Bu sözler de Trump’ın geçmişteki NATO eleştirilerine bir yanıt niteliğindeydi.
ŞAKA YAPTI
Günün en ilginç anı, Beyaz Saray’daki akşam yemeğinde yaşandı. Charles, Trump’ın “ABD olmasaydı Avrupa Almanca konuşurdu” ifadesine atıfta bulunarak, “Eğer biz olmasaydık, siz Fransızca konuşuyor olurdunuz” yanıtını verdi. Bu çıkış, ABD’nin bağımsızlığını ilan etmeden önce Kuzey Amerika’nın İngiliz ve Fransız orduları arasında bir savaş alanı olduğunu ima ederek dikkat çekti.
DAHA ÖNCE DE GÜNDEME GELMİŞTİ
Öte yandan, Donald Trump, Ocak ayında Davos Zirvesi’nde yaptığı konuşmada ABD’nin II. Dünya Savaşı’ndaki rolünü öne çıkarmış ve “ABD olmasaydı birçok ülke Almanca, hatta kısmen Japonca konuşuyor olabilirdi” ifadeleriyle dikkat çekmişti.